11 Ekim 2018 Perşembe

Tek hamurdan pide, poğaça,ekmek tarifi












Bir hamurdan çeşit çeşit poğaça,pide ekmek yapıyorum ve çok lezzetli  , yumuşacık  oluyor.
Çoğunu buz dolabı poşetleri ile buzluğa koyuyorum.
Yenlieceği  zaman da mikrodalga fırında ısıtıp yiyoruz.
Isıttığınız zaman da ilk gün ki tazeliğini koruyor.
Mutkaka denemenizi öneririm.

Şimdiden afiyet olsun
,
Malzemeler :

2 su bardağı ılık su
3 su bardağı süt
2 su bardağı sıvıyağ
3 yumurta akı
1 yumurta sarısı
2 paket kuru maya
3 tatlı kaşığı tuz
2 yemek kaşığı şeker



Tüm malzemeleri karıştırıp güzel bir hamur elde ediyoruz.

1 saat hamurumuzu dinlenmeye birakiyoruz.

Daha sonra isterseniz ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp malzemeyi içine koyup elinizle yuvarlak ya da yassı yapabilirsiniz.

İsterseniz pide yapin.

İsterseniz içi boş ekmek yapin.

200 derecede ısıtılmış fırında pişiriyoruz.

Şimdiden afiyet olsun😊
Devamını Oku »

8 Ekim 2018 Pazartesi

Ülkeler de ki Güzellik Standartları


Güzellik deyince aklınıza ne geliyorsa hemen unutun.Çünkü asaşağı ki ülkelerin güzellik kriterleri ezber bozduracak cinsten..

Haberi okurken Mursi halkinin  gerdirmis dudak resimleri içimi acıttı.
Dünyanın neresinde olursanız olun kadınsanız hep bir yaptırım var.Genel düzene uymak zorundasınız..







Gerdirilmis Dudaklar_Mursi Halkı


Etiyopya'daki Mursi kabilesinde, kızlar alt dudaklarındaki deriyi özel diskler kullanarak uzatmayı öğrenirler. Disk ne kadar büyük olursa, kızın sosyal statüsü o kadar yüksek olur ve evlilik öncesi ödenmesi gereken çeyiz o kadar büyük olur. Bu sıradışı geleneğin arkasındaki nedenlerle ilgili olarak iki teori vardır: Bir taraftan Mursi, kötü ruhların bir kişiye ağızdan girebileceğine inanıyor ve bu nedenle disk onları durdurmak için kullanılıyor. Diğer versiyona göre , Mursi kadınlarını köle olarak kullanılmaktan alıkoymak için bunu yapılmaya başlandı.







Devamını Oku »

5 Ekim 2018 Cuma

Aynada ki ben

Her gün aynaya baktığımız zaman aynı insanı görüyoruz..

Dışarıdan görülen benle içimde ki ben arasında dağlar kadar fark var. İç dünyam karmaşık olduğu sürece dışarıdan elde edilenlerin hiç bir önemi kalmıyor. Doldurulması gereken boşluklar dolduktan sonra bazı şeylerin tadını çıkarabilirim

Çocukluktan itibaren boş kalan bazı duygular hep aynı boşlukta olmaya devam edecek.

Ama önemli olan doldurulması imkansız olana takılmadan diğer ihtimaller üzerinde durup şimdi ki zamanı daha yaşanılası bir yer yapmaya çalışmak, çabalamak...


İyi olanı ektim ve şimdi toprağın dibindeyimEktiğimin sağlıklı bir şekilde çıkması için toprağın altındaki parazitler ile karşılaşmam lazım.Ya toptan yok edeceğim ya da varlıklarını kabulleneceğim.

Sanrım önemli olan toprak iyi olduktan sonra ürünün çıkmaması için bir engel yok.

Yeter ki oturup bekleme kalk bir şeyler yap...



Devamını Oku »

1 Ekim 2018 Pazartesi

Ekim Ayı ve İç Hesaplaşma

Hoşgeldin,
iyiki geldin diyebileceğimiz bir ay olmanı istiyorum.
Almanya ya soguk ve yağmur gün itibariyle gelmiş durumda.
Hızlı mevsim geçişleri,aileye olan özlem duygusuyla hayatimiza devam ediyoruz.
Oğlum 10 aylık oldu ve yavaş yavaş ayakta durma çabalarına başladı.
Almanca derslerime arada çalışmaya çalışıyorum 😊 Şaka bir yana bulunduğunuz ülkenin yaşamına uymanız icin öncelikle dilini ögrenmeniz gerekiyor.
Ben 5 ay Dil kursuna gittim.3 ay daha gitseydim B1 sertifikası alacaktim.Ama hamileligimin zor geçmesi nedeniyle kursu yarıda biraktim.Şimdi de ufaklığın biraz büyümesini bekliyorum.Evde kendimce kelime ezberleme ve tekrar etmelere başladım.
Aslında bahaneleri bir kenara bırakıp belli program çerçevesinde harikalar yaratabilirim.Ama kendi kendime engel oluyorum . Özellikle bu konuyu yazarak kendimle öz eleştiri yapıyorum.

Hayatımızın her alanı için bu aynı. EN BÜYÜK ENGEL KENDİMİZİZ.HEMDE BUNU BİLDİĞİMİZ HALDE SESSİZ KALMAYI SEÇİYORUZ!!

Zaman geçiyor ve bahanelere takılıp kalmayı, hedeflediğimiz şeye ulaşmamayı yine biz istiyoruz..
Kilo vermek isteyipte Nutella ya sarılırsak sonucun ne olacagini bildiğimiz gibi....

İrade , gerçekten işte  altın kelimeler ...

Kitap mı yazmak istiyorsun o zaman otur ve yazmaya başla.
Ya da eski yazılarını temize çekip devam et..

Kendini mi değiştirmek istiyorsun o zaman en kolay yapabilecegin şeyle başla.Yeter ki başla...

Adım atmaktan korkma.

Eğer korkuyorsan üzerlerine git ..

Merhaba Ekim derken çok farklı bir yazı yazdım.İçimden geldiği gibi..
 Sesli konuşmak yerine yazmayı tercih ettim.
Ben dahil hepimizin alması gereken dersleri alacağını  umut ederim.
Sevgilerimle İnci

Devamını Oku »

29 Eylül 2018 Cumartesi

Kolay kurabiye🍪🍪













Bir çok kez kurabiye  yapıp başarılı olamamış biri olarak bu sefer enfes bir kurabiye yaptım.

Listeyi yazdığım gibi yaparsanız aynı sonucu mutlaka  sizlerde elde edersiniz
Malzemeler ve Yapılışı :

3 yumurta

400 gr nişasta

1,5 su  bardağı pudra şekeri

1 kabartma tozu

250 gr Tereyag ya da Margarın

1 su bardağı sıvı yağ

Aldıği kadar un

Öncelikle ele  yapışmayan bir hamur elde ediyoruz .

Hamurun bir kısmına 2 çorba kaşığı kako kolup kakolu hamur elde ettim.

Ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlaklar yapıyoruz.

180 derece ısınmış fırında 15 dk pişiriyoruz.

Soğuduktan sonra erimiş çikolataya batırıp daha sonra ister hindistancevizi ister badem kırıklarına batirip  cikartiyoruz.

Tarifi birebir yaparsanız aynı sonucu elde edersiniz canlarım ☺

Ağızda dağılan mis gibi kurabiyelerimiz yemeye hazırlar 🍪🍪
Devamını Oku »

28 Eylül 2018 Cuma

Çocuklarımıza Karşı Nasıl Davranmamız Gerektiğini Biliyor muyuz???



Çocuklarımıza karşı gösterdiğimiz tutum aslında okadar önemli ve onların geleceklerinde okadar etkili ki.... Acaba kaçımız bunun farkında olup tutumumuzu ona göre sergiliyoruz??

Bir kaç örnekle ne demek istediğimi daha net anlatmak istiyorum.

Örnek 1
Resim yapıp bize gösteren çoçuğumuza gösterdiğimiz tavır:
a)Aaa bu ne böyle neden güzel resim çızmıyorsun.Ne yaptığın belli olmuyor deyip azarlamak.
b)Aaa ne güzel çizmişsin AFFERIN yavrum diye çocuğumuzu gururlandırmak..

Ağzımızdan çıkan tepkiler çocuklarımızın özgüveni için çok önemli. afferin alan çocuğun özgünevi yerinde ve yaptığı işlerde daha mutlu olmasını sağlıyor.
Ama ne yaptığın belli olmuyor,niye güzel yapamıyorsun şeklinde olumsuz yorumlarımızla karşılaşan çocuk resim yapmaktan bile soğuyabilir ve mutluluğunu bozmuş oluyorsunuz.Bu durum ileri ki yaşlarda bile kişiyi etkisine alıyor.

Not: Ağacın temeli en baştan sağlam olduğu zaman emin adımlarla  hep ileriye doğru devam eder...

Örnek 2:
Okuldan gelen çocuğumuza daha kendisini ifade etmesine izin vermeden okulda ne yaptın,hangi dersi gördün vb sorular soruyoruz ve yanlış yapıyoruz.
Önce çocuga kendisini ifade etme imkanı sunmalıyız.Eğer bu imkanı sunmazsak herzaman söylemek istedikleri için içinde kalır...
Neden bu kadar acele ediyoruz, nereden bu hızlılık
O ne anlatmak istiyorsa anlatsın,içini döksün kendi cümlelerini kursun.


Örnek 3:
Akşam tam dinlenme zamanımız gelmiş çocuğumuz hadi oyun oynayalım ya da bu kitabı bana okurmusun gibi bizden birşey istemektedir.
Belki işten gelmişizdir ya,da çok yoğun ve stresli bir gün geçirmiş olabiliriz.
Bir çok ebeveyinin yaptığı en büyük yanlış çocuğum git odanda kendi başınaboyun oyna,git televizyon izle,git tabletine bak gibi başından sağmak için çeşitli cümleler kurarlar.
Şunu unutmamak gerekirki işten geldiysek iş işte kaldı  Şuan ki görevim iyi bir ebeveyin olmak ve yavrumla ilgilenmek.
Anne  yada babaysanız çocuğunuzu görmezden gelemezsiniz.Hepimizin farklı görevleri var ve en öncelikli göreviniz iyi birer ebeveyin olmak.

Hatırlatma ve uyarı :

Çocuğunuz büyüdüğü zaman sizin ona davrandığınız şekilde davranacaktır.Sizi göremezden gelip gelmemesi,sizin şuanki tutımunuza bağlı.

Lütfen biraz düşünüp geç olmadan gerçek bir ebeven gibi davranıp,çocuklarımıza gereken ilgili ve sevgiyi göstermeliyiz...
Devamını Oku »

Dürüst Müyüz? -Mim-



Uzun zamandır Mim yazısı yazmıyordum diye düşünürken .Sevgili Eve Ablanın başlattığı bu güzel mime Deryacığım beni mimlemiş :)
Deryanın keyifli mimineburadan ulaşabilirsiniz.
Çok severek yazdığım yazarken biraz düşündüğüm Mimi sizlerle paylaşıyorum.

1- Dürüstçe fikirlerinizi söyleyecek yapıya sahip misiniz? Bu mecrada da öyle miydiniz? Kırılmasın diye geçiştirdiğiniz yorumlar oldu mu? Bazı yorumlar vardır, karakterlerimizden tüyolar verirler. Ben bunlara çok dikkat ederim. 

 Herzaman fikirlerimi açıkça söylerim.Tabi bunu  saygi çerçevesinde olmasina dikkat ederim.

Yalan konusmaktansa doğruyu soyleyerek hem kendime hem de karsimdakine karşı dürüst ve gercek olmayi secerim.
Kirilmasin diye kimseyi geçiştirmedim.Neyse odur.

2- Blog tutmaktan sıkıldığınız oluyor mu? Zaman zaman çekilmeler hissediyor ve üzülüyorum. Hani, sevdiğin komşundan uzak kalmışsın gibi… Aynı coşkuyu yakalayamadığımız zamanlar da oluyor. O zaman açıkçası eski hareketliliği özlüyorum. Hele alıştığım bir arkadaşım “şak”diye ilgisini kesince, normal yaşamımdaki kadar üzülüyor, nedenini anlamaya çalışıyorum. Siz sadece soru kısmına odaklanın lütfen



Hiç.sıkılmadım
Tam tersi yazamadığım zaman eksiklik hissediyorum .Dogumdan sonra biraz uzak kaldim ve ciddi bir boşluk hissettim.
Ece Ablanin dedigi gibi cok alistigim arkada
arkadaşlar ,dostlar var.Onlarin eksikligini dusunemiyorum.
Elimden geldigince ,icimden  geleni yaziyorum ve stres atiyorum.Sanki bir nevi terapi gibi oluyor.


 Yazdıkça rahatlıyor musunuz? Yani yazmak sizin için bir ihtiyaç mı?
Blog yazmak ben için bir tutku,sığındığım bir  liman,bazen yakin bir dost gibi iyi hissetmeme neden oluyor.
Eskiden günlük tutardim.Simdi onun devami gibi blogda yazmaya devam ediyorum.
Elimden geldigi sürece yazmaya devam edeceğim.



4-Geçiştirmek için yazdığınız oldu mu? Ya da bloğumu ihmal etmeyeyim diye demek daha sıcak bir ifade olur…

Kendim için yazdığım için öyle kaygılar içine hiç girmedim.Kimseyi meönun etmek için ,ay blogum okunsun  bol trafiğim olsun diye düşünmedim ve düşünmemde.Eğer geçiştirme yazıları yazarsam kendim için yazmaktan çıkıp başkalarını memnun etmek için yazmış olurum ki bu bana tamamıyla ters bir düşünce. .

5-Yorumların niteliklerinden memnun musunuz? Yapay olduklarını düşündükleriniz oluyor mu? Burada ferdi bloglarız, hep aynı yere yüklenip, abone gibi sürekli oraya yorum yapmanın altındaki sebep ne olabilir sizce? O kişi; elliye varan yorumlardan memnun olur mu ki?


Yorum yapılması beni çok mutlu ediyor .Çünkü yalnız değilsin ben varım amlamına geliyor benim için.Yorum yapam tüm.arkadaşlara da mutlaka uğruyorum .Bugüne kadar yapay olacağını düşünmedim. Genellikle yorum.yapan arkadaşlar belli kişiler
Zamanla yeni gelenler de oluyor

7-Antipatik bulduğunuz bloglar var mı? Buna rağmen onlara da yorum yapar mısınız, eleştirel de olsa? Zira buna da ihtiyacımız var…

Benim takip listemde ki tüm blogger arkadaşların yazıları benim ilgimi çektiği için takip ediyorum. Antipatik olanlar,başka amaçlar peşinde koşanlardam uzak durur ve takip etmem ve yorum da yapmam zaten.Burası benim alanım,sorunlu kişilerle uğraşacak kadar bol zamanım yok :)
.

8-Aramızda olmaktan mutlu musunuz?

Aranız da olalı 8 sene oluyor ve iyiki yazmaya başlamışom diyorum.Blog yazmak sesli düşünmek gibi bir sey..En sevdiğim şeylerden birisi de yüzyüze görüşmeden aramızda oluşan güçlü bağ duygusu. Yazdıklarımızdan ,düşüncelerimizden yola çıkarak dostluk,arkadaşlıklar kazanmak muazzam birşey..


9-Zaman zaman ters düştüklerimiz oldu. Bunu uzun sürdürür müsünüz? Yani büyük bir sorunmuş gibi mi algılarsınız? Ben en son tecrübelerimi bu ters düşmelere borçluyum şahsen. Payıma düşeni aldım. Artık dingin yaşımdayım. Çok etkilendiğimi söyleyemeyeceğim doğrusu..
Bugüne kadar kimseyle ters düşmedim.Ama öyle bir durum olsa ilk başta çok takmam.Ama karşı taraf ısrarcıysa silerim ve engellerim.Çünkü karşınızda ki kimsenin nasıl bir ruh sağlığı içinde olduğunu bilemezsiniz.Hasta düşünceli insan çok.Ben uzak durup kendi hayatıma bakarım.

10-Blog tutmanın sizce yararları nedir?
Blog yazmak güzel bir uğraş.Düşüncelerinizi özgürce yazıp diğer insanlarında görüşlerini alıyorsunuz.Bazen hiç farkında olmadığınız şeyleri hatırlamanıza neden oluyor

Yalnızlık duygusuyla daha kolay başa çıkabiliyorsunuz.

Farklı hayatlara dokundukça kişisel gelişiminize olumlu yönde katkı sağlıyorsunuz.

Biraz ara verince sizi merak eden insanların sevgisi size inanılmaz bir güç veriyor..

Devamını Oku »

23 Eylül 2018 Pazar

Hepimiz Phubbing iz!!


Son zamanlar da sıkça duyduğum bu terimin ne anlama geldiği  bugün öğrendim.Özellikle yurtdışı haberlerinde sık sık anlatılıyor. Meğer çok yeni bir kelime değilmiş.

Phubbing 2013 yılında icat edilmiş bir terim.

Bu terimi bulan Sidney Üniversitesi’nde sözlük bilimcinin, ses bilimcinin, münazara şampiyonunun, çapraz bulmaca uzmanının, şairin ve birkaç yazarın bulunduğu bir ekip oluşturuldu. Bu ekip en uygun kelimeyi bulmak için uğraştı ve ortaya bu kelime çıkmış.

İngilizce Phone (Telefon) ile Snubbing (hör görmek,adam yerine koymamak ) kelimelerinden türtüretilmiş.




Yani siz konuşurken yaninizda ki kişinin sizi dinlemesi gerekitken cep telefonunu elinden birakmamasi.

Özellikle akıllı cep telefonları cıktıktan sonra bir çok yerde hatta evinizde bile Phubbing yapan kişileri görebilirsiniz.

Arkadaşınıza bir  derdinizi anlatıyor ya da aile bireylerinizle konuşuyorken birinin sürekli telefonuyla resim cekmesi, okuduğu ya da izlediği seye gulmesi o kisinin Phubber yaptığını gostetir..


Sunday Times için McCann Truth Central yaptığı bir  araştırmayı cevaplayan 4500 kişinin, yüzde 72 sini telefom bağımlısı olarak tanımlamış.

Peki sizde bir Phubbing misiniz ?



  • Telefonunuz sürekli elinizde mi ?



  • Sosyal medya hesabinizdan sürekli takip ettiginiz kisileri unlu-unsuz kontrol ediyorsanız ?



  • Her aninizi fotograflayip paylaşıyorsaniz ,



  • Telefonunuz olmadan buyuk bir eksiklik mi hissediyormusunuz ?



  • Uyanir uyanmaz telefonunuza mi bakiniyorsunuz ?



  • Başkalarıyla beraberken gözünüz sürekli telefonunuzdaysa....




Soruların çoğunluğuna evet diyorsanız sizde Phubbing demektir ve bir an önce bağımlılığınızı azaltmak için neler yapmaya başlamanız gerektiğini düşünmelisiniz! !



Devamını Oku »